Ekim ayında, kilogram başına ortalama ihracat fiyatı 7,5 dolar olan makine ihracatçıları, toplam 2,5 milyar doları aşan bir ihracat gerçekleştirdi ve bu oran, aylık bazda yüzde 4,3’lük bir artışa işaret etti. Ocak-Ekim döneminde ise en çok ihracat yapılan makine dalları evsel ve endüstriyel soğutma makineleri oldu. Bunları içten yanmalı motorlar ve aksamları, ardından inşaat ve madencilik makineleri takip etti.
Almanya İlk Sırada Yer Aldı
Makine ihracatının en büyük pazarı Almanya olurken, ihracat bu ülkeye yüzde 5 oranında düşmesine rağmen 3 milyar doları geçti. Almanya’yı Rusya izlerken, ABD yüzde 7,5’lik ihracat artışıyla üçüncü sırada yer aldı. MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ABD’deki seçimlerle birlikte seçim belirsizliklerinin şimdilik sona erdiğini belirtti.
Karavelioğlu, ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın yeniden seçilmesinin küresel ihracat üzerinde yaratabileceği etkileri değerlendirerek, “Trump hükümetinin ithalata yüksek vergiler getirme vaatleri küresel ölçekte yeni bir korumacılık savaşı başlatabilir. Bu durum dünya ticaretinde ciddi bir daralmaya yol açabilir. Yükselen duvarlar, küresel büyümeyi zayıflatmakla kalmayabilir, üreticileri hedef alacak ek gümrük vergileri ile dezenflasyon çabalarını da sekteye uğratabilir” dedi.
Avrupa’yı ana pazar olarak gören ve ihracatının çoğunu avroyla, ithalatını ise dolarla yapan sektörler için doların güçlenmesinin olumsuz etkiler yaratabileceğini vurgulayan Karavelioğlu, ABD’ye hızlı artan makine ihracatının parite risklerini azaltma çabalarının bir sonucu olduğunu söyledi. Ayrıca, ABD’deki tedarik zinciri kırılmalarının Türkiye için yeni fırsatlar doğurabileceğini ifade etti.
Küresel Sanayi Sorunları ve Çözüm Önerileri
Küresel makine cirosunda yüzde 2’lik düşüşün gelişmiş ülkelerde büyük sorunlar yarattığını belirten Karavelioğlu, Almanya’nın Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verisinin eylülde 40,6’ya kadar gerilemesinin, üretim maliyetleri düşük ülkelere kayış konusunda endişe yarattığını dile getirdi. ABD'de üretim sektörlerini koruma eğiliminin arttığını ifade eden Karavelioğlu, Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesi için niş alanlardaki üretim ölçeklerini ve teknoloji seviyelerindeki çeşitliliği artırması gerektiğini söyledi. Ayrıca, kamunun odak sektörlere yönelik yatırım, inovasyon ve sürdürülebilirlik desteklerini daha işlevsel hale getirmesinin önemine değindi.
Miktar Bazındaki Düşüşü Fiyat Artışı Dengeliyor
Ticaret Bakanlığı’nın, yılın ikinci çeyreğindeki büyümenin yarısının net mal ve hizmet ihracatından kaynaklandığına dair tespitini önemli bulduğunu belirten Karavelioğlu, dış talepteki zayıf seyrin ihracatı zorladığını söyledi. İç pazarlarda talep, yatırım ve üretimdeki düşüşe dikkat çeken Karavelioğlu, genel ihracatın miktar bazındaki düşüşe rağmen değer bazında artış gösterdiğini ifade etti.
Makine sektöründe ise ihracat birim fiyatlarındaki artışın miktar bazındaki gerilemeyi dengelediğini vurgulayan Karavelioğlu, yurt içi üretim maliyetlerindeki artışın sürdürülebilir olmadığını, aksi takdirde istihdam kayıplarının yaşanabileceğini belirtti. “Son dört yılda yüzde 40 gibi büyük bir istihdam artışı sağlayan sektörümüz, son 12 ayda yüzde 1'lik bir düşüş yaşadı. Makine üretimi ise son dört yılda yüzde 72 artmasına rağmen bu yıl yüzde 8 civarında geriledi. Rekabet gücümüzü koruyabilmek için bu olumsuz trendin hızla kırılması gerekiyor” diye ekledi.
Comments
No comment yet.